Ana içeriğe atla

İyi uyku sabah ışında gizli

Y
aşlandıkça uyku sıkıntıları ayyuka çıkar, daha erken uyanmak, gece sık sık gözümüzü açmak, sabah dinlenmiş hissetmemek... Peki bunun arkasında ne var ve basit bir müdahaleyle bu süreci tersine çevirebilir miyiz?

Göz Yaşlandıkça Beyin Karanlıkta Kalıyor. Çünkü, uyku sorunlarının önemli bir kaynağı gözlerimizde başlıyor. Yaşla birlikte göz merceği sararıp bulanıklaşıyor, göz bebeği küçülüyor ve ışığa duyarlı hücreler azalıyor. Bu değişiklikler, beynin "ana saati" olan suprakiazmatik çekirdeğe ulaşan ışık miktarını dramatik şekilde azaltıyor.

Sonuç? Vücudumuzun iç saati, dış dünyadaki gece-gündüz döngüsüne eskisi kadar güçlü bağlanamıyor. Bir de buna modern yaşamın getirdiği tuzakları ekleyin: gündüz kapalı mekanlarda yetersiz ışık, gece ise ekranlardan ve lambalardan gelen fazla ışık.

Tüm Işıklar Eşit de Değil. Işığın vücut üzerindeki etkisi dalga boyuna göre değişiyor. Özellikle 420-480 nanometre aralığındaki mavi ışık, biyolojik saati etkileyen en güçlü uyaran. Bunun nedeni, retinada bulunan ve doğrudan beynin saat merkezine sinyal gönderen özel hücrelerin bu dalga boylarına aşırı duyarlı olması.

Bir de zamanlama meselesi var: sabah ışığı vücut saatini ileri çekiyor (daha erken uyku), akşam ışığı ise geri itiyor (daha geç uyku).


Surrey Üniversitesi araştırmacıları bu bilgileri bir adım öteye taşıdı. Çoğu ışık çalışması hastanelerde veya bakım evlerinde yapılmıştı. Peki ya insanlar kendi evlerinde, kendi başlarına ışık tedavisi uygulasa işe yarar mı?

60 yaş üstü, uyku sorunu olan 36 gönüllü 11 hafta boyunca iki farklı ışık kutusunu test etti. Biri sıcak beyaz (4000 K, sarımsı), diğeri mavi zenginleştirilmiş soğuk beyaz (17.000 K, mavimsi). Gönüllüler her ışığı üç hafta boyunca sabah 2 saat, akşam 2 saat kullandı. Bileklerindeki sensörler aktivitelerini, boyunlarındaki sensörler gördükleri ışığı kaydetti.

Sonuçlar: Sabah ve Akşam Arasındaki Beklenmedik Bir Fark

Sabah mavi ışığı uzun süre kullananlar:
Günden güne daha düzenli bir uyku-aktivite ritmine kavuştu
Gece boyunca daha az bölünmüş, daha kesintisiz uyudu

Akşam ışığını uzun süre kullananlar:
Uykuya dalmakta zorlandı
Uyku verimliliği düştü

İşte kritik nokta: sabah ve akşam ışığı birlikte değerlendirildiğinde, akşamın olumsuz etkisi sabahın faydasını siliyordu. Özellikle akşam saat 22:00'ye kadar mavi ışık kullanan katılımcılarda uyku kalitesi belirgin şekilde bozuldu.

Açık Havanın Gücü:
Çalışmanın bir diğer önemli bulgusu doğal ışıkla ilgiliydi. Gün içinde açık havada daha fazla vakit geçirenler (2500 lüksün üzerinde ışığa maruz kalanlar):
Gündüz daha aktifti
Akşam daha erken yatıyordu
Daha verimli uyuyordu
Gece-gündüz aktivite kontrastı daha güçlüydü

Masa başında oturup ışık kutusu kullanmak faydalı, ama güneşli bir sabah yürüyüşünün yerini tam olarak tutmuyor.

Neden Sabah İşe Yarıyor, Akşam Ters Tepiyor? Araştırmacılar iki mekanizma öne sürüyor:

Birincisi, sabah mavi ışığı beynin saatine güçlü bir "gündüz başladı" sinyali gönderiyor ve iç ritmi dış dünyayla senkronize ediyor.

İkincisi, gündüz yoğun ışığa maruz kalmak, akşama doğru biriken "uyku açlığını" artırıyor. Gün boyu güçlü uyanıklık sinyali alan beyin, geceye daha hazır giriyor.

Akşam mavi ışığı ise tam tersini yapıyor: beyni "hâlâ gündüz" diye kandırıyor, uyanıklık sinyali veriyor ve uyku başlangıcını geciktiriyor.


Bu Bilgi Ne İşimize Yarayacak?

Sabahları: Uyandıktan sonra mümkün olduğunca erken, en az 30 dakika (ideal olarak 1-2 saat) güçlü ışığa maruz kalın. Işık kutusu kullanıyorsanız göz hizasında, yaklaşık 60 cm mesafede konumlandırın. Ya da daha iyisi: dışarı çıkın, bulutlu havada bile dış mekan ışığı iç mekandan çok daha güçlüdür.

Akşamları: Yatmadan 2-3 saat önce mavi bileşeni yüksek ışıklardan kaçının. Ekranlar, beyaz LED lambalar bu kategoride. Sıcak, sarımsı ve loş aydınlatmayı tercih edin.

Gün içinde: Mümkün olduğunca açık havada vakit geçirin. Pencere kenarında oturmak bile tamamen kapalı bir ofisten iyidir, ama gerçek güneş ışığının yerini tutmaz.

Aslında basit ama güçlü bir mesaj veriliyor: aynı ışık, sabah kullanıldığında ilaç, akşam kullanıldığında sorun olabiliyor. Yaşlanmayla bozulan uyku kalitesini düzeltmek için pahalı tedaviler veya ilaçlar şart değil. Işığın ne zaman ve nasıl kullanıldığını bilinçli şekilde yönetmek, etkili ve yan etkisiz bir strateji sunuyor.

Belki de en iyi uyku ilacı, sabah güneşiyle başlayan bir gündür.


Kaynaklar ve İleri Okuma:

Barroggi Constantino, D., Lederle, K.A., Middleton, B. et al. The bright and dark side of blue-enriched light on sleep and activity in older adults. GeroScience 47, 3927–3939 (2025). https://doi.org/10.1007/s11357-025-01506-y


Uyarı Bu web sitesinin içeriği bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel tıbbi tavsiye verme amacı taşımaz. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız için sağlık uzmanına başvurmalısınız.

hayatboyubeslenme Hayat Boyu Beslenme

En çok okunanlar

Stresle başetme: Huzuru bulmanın yolu

「 Çözüm roket tasarlayıp fırlatmakta yada bilimde teknolojide değil. Özgüvende cesarette bile değil. Çözüm akılda, kalpte, gönülde. İnanç her neredeyse çözüm orada. Hapsolmuş, kaybolmuş, yalnız çaresiz kalmış, yolunu şaşırmış insanlığın çözümü.. 」

Hayat Boyu Beslenme: Bilinmeyen

「 Tek gerçek bilgelik, hiçbir şey bilmediğini bilmektir. 」

Bilinçli yemek: Aralıklı açlık nedir nasıl uygulanır

Son dönemin en çok araştırma yapılan konulardan biri de açlık . Çoğunluğu hayvanlar üzerinde denenmiş olmakla birlikte çalışmaların verdiği sonuçlar açlık hakkında daha olumlu düşünmeye teşvik ediyor. Daha çok insan temelli araştırmaya ihtiyaç olduğu kesin. Fakat eldeki verilerin önemli bir kısmı en basit ifadeyle, aralıklı açlık ile iyileşen insülin duyarlılığı, azalan büyüme horomonu ve insülin benzeri büyüme faktörü 1 ( IGF-1 ) olduğunu gösteriyor. Bu da daha düzenli kan şekeri, daha az yağ tutulumu ve daha az yaşlanma demek aslında. ( farklı sonuçlar: insülin direnci , artan büyüme hormonu ) Aralıklı açlık nedir? Tıpta aralıklı oruç ( intermittent fasting ), dönüşümlü açlık ve zaman kısıtlı açlık gibi türleri olan bilinçli aç kalma hali. Aslında eskiden beri kültürlerin ve çoğu inancın da bir parçası. Türk kültüründe 'azı karar çoğu zarar' deyişi, Japon adalarında 'hara hachi bunme' (腹八分目) yani 'midenin (onda) sekizlik kısmı' olarak tercüm...

Depreme hazırlıklı olmak: Erken uyarı sistemi

D ünyadaki en yoğun üç deprem kuşağından biri, Alp-Himalaya Deprem Kuşağında yer alan bir deprem ülkesi Türkiye 6 Şubat'a depremle uyanır. Depremden saatler sonra yakın uzak birçok ildeki telefonlarda erken uyarı sisteminin yeni bir deprem ikazı vermesiyle saniyeler içinde sarsıntı başlar. Maraş'ı ikinci yıkıcı deprem vurmuştur.

Göbek yağının tehlikesi ve yağ yakmanın matematiği

B el çevresinde göze çarpan bir yağlanma oluşmaya başlamışsa dikkat! Çünkü bu genişleme insulin direncinden, polikistik over sendromuna (PCOS), depresyona, demansa, uyku apnesine, kalp damar hastalıklarına, karaciğer yağlanmasına, kolon, meme, prostat kanserlerine kadar birçok hayati sorun için ihtardır.

COVID-19: Hastalıkla ilişkili bulunan kriter

Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) tarafından 11 Mart 2020'de küresel salgın ilan edilen yeni koronavirüs hastalığı ( COVID - 19 ) için aşı çalışmaları ve aşıya karşı çelişkili görüşler devam ederken, insanımıza düşen ilk ve öncelikli tedbir kontrollü sosyal hayattır. Pandeminin getirdiği kısıtlamalar alışkanlıkları ve hayat kalitesi n i farklı şekilde etkilemiş olabilir. Fakat pandemi krizi nde süreci kısaltacak başetme yollarıda yok değil. Koronavirüs, diğer viral enfeksiyonlarda olduğu gibi kronik hastalıkların bulunduğu ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda daha riskli olabiliyor. Bu riskinin azaltılmasında ve bağışıklığı artırmada düzenli orta düzey fiziksel hareket , uygun beslen m e ve kaliteli uyku yu içeren hayat biçimi nin önemli bir rolü olabilir. Koronavirüs salgını içinde yaklaşan ikinci Ramazan ayında orucun , yeterli sıvı alımı, etkili beslenme ve uygun egzersiz ile desteklenmesi bağışıklık sistemini iyileştirebilir . Şuana kadar kanıtlanmış te...

Çay: Demleme şekli ve antioksidan etkisi

Türkiye ve dünya genelinde sudan sonra çay , en çok tüketilen içeceklerden biridir. Camellia Sinensis adlı çay bitkisinin yaprakları; soldurma, fermantasyon, kıvırma, kurutma gibi işlemlemlerden geçirilir. İşlem farklılığını göre beyaz, yeşil, matcha , oolong, siyah ve pu-erh çayları elde edilir. Çayda kafein (tein) ve antihipertansif, karaciğer koruyucu, rahatlatıcı, sakinleştirici etkisi olduğu düşünülen, çaya umami tad veren L-teanin ile birlikte 4000 civarında madde bulunur. Fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde olası etkilerinden dolayı EGCG (epi gallo kateşin gallat) çayın en çok araştırılan bileşenlerinden biridir. Antioksidan kapasitesi yüksek bir bileşik olan EGCG, C vitamininden 20 kat, E vitamininden 30 kat daha aktif tir. Bir flavonoid grubu polifenol olan kateşin ve türevleri (EGCG, ECG, EGC, EC); beyaz, sarı ve yeşil çayın temel bileşenleridir. Çayın kendine özgü acı - buruk tadını verir. Oolong ve siyah çay gibi yarı ve tam fermente çay üretimi için gene...

Bağırsak Beyin: Mikrobiyota nedir ne yapar

Antik Yunanca'da « küçük asa » anlamına gelen bakterilerin çoğunlukta olduğu, ve mantar, arke, virüsleri de içeren mikroorganizma topluluğuna mikrobiyota , mikro biyom yada mikrobiyal ekosistem adı verilir. İnsan mikrobiyotası ilk, anne karnında - doğum sırasında oluşmaya başlayıp yetişkin insanda, insan hücre sayısının 1.3 - 2.2 katına ve 1.5- 2 kilogram ağırlığı ile insan beyni ağırlığına ulaşır. Deri, ağız, burun, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistem dahil vücudun iç ve dış bölgelerinde yaygın olarak bulunurken, bağırsak mikrobiyatası insan vücudundaki en kalabalık yerleşim yeridir, bağırsak florası olarak da adlandırılır. Henüz anlaşılamayan yollarla enterik sinir sistemi (ESS) ve merkezi sinir sisteminde (MSS) etkili olan bağırsak mikrobiyatası ; vitamin (B1, B5, B7, B9, B12, K2), nöro transmiter (serotonin, dopamin, GABA), metabolizma ve iştahı düzenleyen kısa zincirli yağ asitleri ( bütirik asit , propionik asit, asetik asit), konjuge lino...

Acı su gerçekleri: Ne kadar su harcıyoruz?

Hepimizin 💧 suya ihtiyacı var ama yeryüzünde suyun sadece % 2️.5 'i tatlı 💧 su yani içilebilir 🚰 su.

Aralıklı açlık: Sağlık etkileri

Uluslararası Hastalık Sınıflama ( ICD-11 ) kılavuzunda 5A00–5D46 kodlu Endokrin, Nutrisyonel ve Metabolik Hastalıklar sınıfında yer alan metabolik sendrom; artmış bel çevresi, yüksek kan basıncı, yüksek trigliserit, düşük HDL, bozulmuş açlık kan şekeri gibi faktörlerden en az üçünü içeren bir modern zaman sağlık sorunudur.  Genetik eğilim bir neden olmakla birlikte, temelinde masabaşı işlerle yaygınlaşan hareketsiz hayat, hazır besin zincirlerine bağımlı ve/ veya gereğinden fazla ve sağlıksız beslenmenin neden olduğu insülin direnci yatar. Bu sorunun önlenmesinde temel yöntem ise stres , si ga ra , al k ol üçlüsünden uzak, fiziksel olarak hareketli ve beslenme düzeninin de planlandığı hayat tarzı değişikliğidir. Toplumda yaygın bazı kanser türlerini de tetikleyebilen metabolik sendromun tedavisinde aralıklı açlık , yararlı bir etki oluşturabilir. Başlangıç ve bitiş zamanına göre aralıklı açlık iki sınıfa ayrılır: Şafakta başlayıp günbatımında biten, çoğunlukla insanların...