Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Brifing etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Tarihin en etkili öğretmeni ve sıradışı metodu

Y irminci yüzyılın ikinci yarısında Amerikalı astrofizikçi ve tarihçi Michael Hart, insanlık tarihini en derinden etkilemiş yüz kişiyi sıralamaya karar verdi. Sosyal, askeri, dini, idari ve ailevi başlıklar altında yaptığı nesnel değerlendirmenin sonunda listenin birinci sırasına

Kakule ve kahvenin vücuda yaptıkları

O köpüklü fincan bir kimya laboratuvarı. Kahveden gelen kafein ve polifenoller, sütten gelen proteinler ve mineraller, kakuleden (قاقلّة ; cardamom) gelen uçucu yağlar... Hepsi mide-bağırsak sisteminizde buluşuyor, karaciğerden geçiyor ve vücudunuzun her köşesine dağılıyor. Kakule içerikli sütlü Türk kahvesi kafeinle zihni uyandıran, polifenollerle metabolizmayı destekleyen, proteinlerle dokuları besleyen, kakuleyle sindirimi ve solunumu rahatlatan, minerallerle hücre içi dengeyi koruyan kompleks bir biyokimyasal kokteyl.

Cell free DNA nereden gelir, nereye gider, neden önemlidir

K anınızda, hücrelerinizin dışında dolaşan küçücük DNA parçacıkları var. Bunlara hücre-dışı serbest DNA (cell-free DNA, cfDNA) deniyor.

Aromatik Bileşiklerin Doğal Fabrikası

Shikimat metabolizması, doğanın aromatik halka fabrikası dır. İsmini, ilk kez Japon yıldız anasonundan ( Illicium anisatum , Japonca: shikimi ) izole edilen şikimik asitten alır. Bu yolak, glukozdan elde edilen iki basit molekülü birleştirir: Glikolizden gelen fosfoenolpirüvat (PEP) ile pentoz fosfat yolundan gelen eritroz-4-fosfat (E4P) . Yedi enzimatik basamak sonunda korismat adlı kritik bir ara ürün ortaya çıkar.

Kanser Metabolizması: Moleküllerden Tıbba

HMS Mini-Med School seminer serisinden derlenen bu yazı, kanser hücrelerinin besinleri nasıl farklı kullandığını ve bunun tedavi için ne anlama geldiğini anlatıyor. 2018 yılında dünya genelinde 17 milyon yeni kanser vakası tespit edildi. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre aynı yıl her altı ölümden biri kanser kaynaklıydı. 2040'a kadar bu sayının yılda 27,5 milyona çıkması bekleniyor. Bu rakamlar tek bir şeyi söylüyor: kanseri daha iyi anlamamız ve yeni tedavi yolları bulmamız gerekiyor.

Bölüm 5: Proteinler

P rotein organizmanın temelini oluşturan makromoleküldür. 70 kg sağlıklı erişkin bireyin yaklaşık %15 i proteinlerden oluşur.  Proteinler hücrede enzim, hormon, reseptör olarak görev aldığı gibi depo, savunma, taşıma ve kasılma proteinleri de bulunur. Glikoprotein, keratin, kollajen gibi bazı protein tipleri ise yapıya katılır. Genel olarak fibröz ve globüler proteinleri şeklinde iki ana başlıkta incelenir. Fibröz (ipliksi) proteinler: Suda çözünmez ve ince, sarmal zincir görünümlüdür. Çoğunlukla hücre iskeletine katılan yapı proteinleridir. Kas dokusunda bulunan aktin ve miyozin, hücre iskeletinde tübülin, saç, tırnak ve kabukta keratin, deri ve kemikte kollajen, damar ve diğer dokulara esneklik kazandıran elastin fibröz yapıdadır. Örümcek ağı ve ipekböceği kozası da bir fibröz proteindir. Globüler (küresel) proteinler: Biri üzerine katlanıp küme yapmış, küre şeklinde suda çözünür polipeptid gruplarıdır. Enzimler,reseptörler, hormonlar, büyüme faktörleri ve savunma, taşıma...

Bölüm 4: Gen Ekspresyonu ve Protein Sentezi

G en ekspresyonu, genin fenotip (dış görünüş) oluşturarak kendini ifade etmesi demektir ve iki aşamadan oluşur. İlk aşamada çekirdekte bulunan DNA sarmalından mRNA yazılımı (transkripsyon) gerçekleşir. RNA genelde tek zincirlidir. DNA dan farklı olarak timin yerine urasil(U) ve deoksiriboz yerine riboz şekeri bulundurur. Üçlü mRNA kod grubunun ( kodon ) aminoasit dizine çevrimi ve protein üretimi ( translasyon ) ile gen ifadesi oluşur. DNA dan protein oluşturulan bu sürecinin tamamına santral dogma denir. Tek zincirli DNA, çift zincirli RNA Çift Sarmallı RNA ( dsRNA - double-stranded RNA): dsRNA, birbirini tamamlayan ve çift sarmal yapı oluşturan iki RNA zincirinden oluşan bir moleküldür. Çeşitli biyolojik bağlamlarda bulunabilir. Özellikle pek çok virüs, özellikle de RNA genomlarına sahip olanlar (örneğin, Reoviridae familyasındaki bazı virüsler), replikasyon döngüleri sırasında bir ara ürün olarak dsRNA üretir. İnsan hücrelerinde dsRNA, gen ifadesini düzenleyen ...

Bölüm 3: Embriyonik ve Fetal Yaşam

Y eni birey, eşeyli üreyen canlılarda dişi ve erkek eşey hücresinin (gamet) birleşmesi ile oluşur. Oluşan ilk diploit hücreden doğuma kadar geçen evreye embriyonik ve fetal gelişim denir. Doğuma kadar geçen bu süreç, hücrenin gelişimi esas alınarak isimlendirilir .  Pre-embriyonik dönem : İlk diploit hücre (zigot) - 2. hafta  Embriyonik dönem : 3.hafta - 8.hafta  Fetal Dönem : 9. hafta – Doğum (Natus) Embriyonik süreç (embriyogenez), eşey hücrelerinin birleşmesinden sonra segmentasyon ve gastrulasyon aşamaları ile tamamlanır. Gastrulasyon döneminden sonra farklılaşan (organogenez) embriyofetal dönem boyunca gelişerek doğuma hazırlanır. Embriyogenez Spermatogenez adlı mayoz bölünme sonucu oluşan erkek eşey hücresinin (sperm) oogenez ile oluşan dişi germ hücresini (ovum/yumurta) döllemesine fekondasyon (fertilizasyon) denir. Fertilizasyon ile oluşan diploit hücre zigot adını alır. Zigotun her defesında 2n şeklinde mitoz bölünmesiyle (segmentasyon) oluşan her bi...

Bölüm 2: Hücre Bölünmesi

Kromozom :  Hücre bölünmesi öncesinde DNA sarmalı kromozom şeklinde paketlenir. Paketleme sürecinden sorumlu işlevindeki histon proteinleridir. H2A, H2B H3 ve H4 tipleri yumak şeklindeki merkez (oktomer yapı) oluşumdur. Bu yumağa sarılan DNA sarmalınukleozomadlı ünitelerdir. Nuklezomlar arasındaki DNA sarmalı H1 tip histon ile bağlanıp kromatin iplikçiklerini oluşturur.Paketleme işlemi kromatin iplikçiklerinin birbiri üstüne katlanarak kromozom haline gelmesiyle sonlanır. Çekirdekte açık renkte görülen, gevşek paketlenmiş DNA tipi( ökromatin ) protein oluşumu için genin işlenebildiği (gen ifadesi) bölgelerdir. Yoğun,sıkı paketli koyu şekilde bulunan tipi (heterokromatin) inaktiftir, gen ifadesinde (gen ekspresyonu) görev almayan tekralayan DNA bölgeri içerir. Kromozomlar iki simetrik yapıdan oluşur. Her bir yapı kromatid olarak adlandırılır. Kromatidde iki çeşit boğum bulunur. Primer boğum (sentromer) iki kromatidi birbirine bağlar. Kromatidin ucunda bulunan sekonder boğumla uyd...

Bölüm 1: Hücre

H ücre, kusursuz çalışan mühendislik harikası, canlıların yaşayan en küçük birimleridir. İlk kez 1665 yılında kullanılan bir terim olan hücreler, tüm yaşamsal olayların gerçekleştiği evlerdir. Peki hücrelerin kökeni nedir? Bu metin mühendis Prof.Dr. Halis Aydemir | Âhiret ve İç Yolculuk: İnsanın Rabbini Bulma Süreci ve Hayatın Anlamı başlıklı konuşmasından oluşturulmuştur. Bir yapan, eden, var eden var mı? Seküler dünya, "Bir var eden yok," diyor. Peki, "Varlık nereye dayanıyor?" dediğinizde ise "Onu henüz bilmiyor olabiliriz," cevabını veriyorlar. Hakikaten bugün dünyanın en önde gelen ateistleri bile varlığın ve canlılığın orijininin belirsiz olduğunu söylüyorlar. "Why is there something rather than nothing?" yani "Hiçbir şey olmamaktansa niçin bir şeyler var? Varlık nereden çıktı? Yokluk olması gerekirken niçin toprak, gökteki cisimler ve canlılık var?" diye sorduğunuzda, "Biz de henüz bilmiyoruz ama yol ...